Çaylak grup LUNAFLY, Tunus “KPOP DÜNYA FESTİVALİ 2013
için Kore’nin temsilcisi olarak seçildi.
Lunafly, yoğun ister üzerine katılım ve canlı
performans için davet edildi. Grup çıkış
şarkılarının yanı sıra Bruno Mars ve daha fazla ünlünün de şarkılarını yorumladı. Onları destekleyen hayranları için sahneyi bir saat
hareketlendirdiler.
LUNAFLY’ın sahne alacağı duyurulduktan sonra, Tunuslu
hayranlar heyecanlarını gizlemedi. Biletler tükendi, havaalanı ve konser alanı hayranlarla hınca hınç
doldu.
İlk çıkışlarından ve adları iTunes’ta duyurulmadan önce
2012 yılı Eylül ayında grup ilk dijital teklisini yayınlamıştı.
Grubun şu anda 30 farklı ülkede hayranları var ve Endonezya, Malezya
gibi birkaç ülkede konserler verip hayran buluşmaları yaptılar.
YUN: Bu bizim için benzersiz bir deneyim oldu. Hava harika, manzara da çok güzel. SAM: Ben çocukluğumdan beri her zaman Afrika'nın bu bölgesine gelmek istemiştim. Bu benim için bir hayalin gerçekleşmesi gibi. YUN'un da söylediği gibi burası çok güzel bir ülke. [30.06.13] Lunafly IFM Radyo Programına konuk oldu. Aşağıda bu radyo programının ses kaydını dinleyebilirsiniz. Programda Lunafly grubunun nasıl bir araya geldiğinden bahsediyorlar. Ayrıca canlı olarak Super Hero ve Maroon 5'tan Payphone şarkılarını çalıp söylüyorlar.
SAM: İkinci yaz single'ımız Stardust'ı yayınladık. Ve bu şarkının bu yaz için mükemmel bir şarkı olduğunu düşünüyoruz. Bir sonraki albümümüz yayınlanmadan önce, bu şarkıyı sizler için hazırlamaya karar verdik. Ayrıca özel bir etkinliğimiz var. Etkinliğin adı, "I am a movie director / Ben bir film yönetmeniyim."
Sizler Stardust için video çekeceksiniz, biz de aralarından en iyilerini seçip youtube'a yükleyeceğiz. Önemli olan şu, (videoya) kendinizi, ailenizi, arkadaşlarınızı ve tabii ki güzel ülkelerinizi eklemenizi istiyoruz. Herhangi bir şeyle kayıt yapabilirsiniz, telefonunuz veya her hangi bir kamera. Ama en önemlisi, (videoya) ülkenizin güzel manzaralarını eklemeniz. Ve kazananlar için çok özel bir hediyemiz var. Daha ayrıntılı bilgiler resmi sayfalarımızda ve soompide paylaşılacak.
(1.17) SAM&YUN: İlk iki single'ımız biraz akustik temalıydı. Ama bu albüm için, (tarzımızı) biraz değiştirmeye ve daha hareketli şarkılar yapmaya karar verdik. FLY TO LOVE böyle oluştu. SAM: Aslına birçok kişi bunu bilmiyor; ama şarkılarımızı yazerken, önce İngilizce sözleri yazıyoruz, sonra Korece versiyonlarını yazıyoruz. Ve hep bütün şarkılarımızın iki versiyonunu yapıyoruz (Korece ve İngilizce). Çok hoş, değil mi? TEO&SAM: Kesinlikle müzik bizim önceliğimiz; ama hayranlarımıza farklı yönlerimizi göstermeyi de seviyoruz. Evet, başka aktiviteler yapmamızı da bekleyebilirsiniz. Neler yapacağımızı henüz bilmiyoruz. Ben DJlik yapmaktan çok keyif alıyorum. (DJlik yaparak) Dünyaya Kpop'un farklı yönlerini göstermeye çalışıyorum. Bu, benim için müzikle ilgili. Evet, yani müzik kesinlikle bizim birinci odak noktamız (önceliğimiz). SAM: Sanırım, küçük yaşta dinlediğimiz tüm şarkıların, biz şarkı yazarları üzerinde etkisi vardır. Bence kesinlikle etkisi var. TEO ve YUN da Amerikan ve İngiliz müzikleri dinleyerek büyümüşler. Sanırım bu yüzden yaptığımız müziğin böyle bir rengi var. TEO&SAM: TEO lisedeyken, caz piyanist Jamie Cullum'u çok seviyormuş ve Jamie Cullum, TEO'yu çok etkiliyor. TEO bu yüzden piyano çalmaya başlamış. TEO'nun piyano çalışını dinlerseniz, çok güzel caz çalar. YUN&SAM: YUN, okulda biraz futbol oynamış; ama sonra John Mayer, Eric Clapton gibi insanları dinlemeye başlamış ve onlar gibi gitar çalıp şarkı söylemek istemiş. SAM: Sanırım Londra'da büyümenin getirdiği bir şey, her zaman kafanda the Beatles müzikleri olur. Onlar, İngiliz müziğinin gerçek efsanesi! Küçükken en sevdiğim şarkı, the Beatles'in çok ünlü olan Yesterday şarkısıydı. Yesterday ve Let It Be bence şu ana kadar yazılan en iyi şarkılar! Şarkı yazmama ilham oldular ayrıca şarkıcı olmama da ilham oldular. --Hangi Kpop gruplarıyla çalışmak isterdiniz? TEO: 2NE1. SAM: Evet. Tabii ki çok yetenekliler. Başka var mı? YUN, yok mu? Çok fazla var! -Lunafly'ın en sevdiği kız grubu!! SAM: Girls's Day? TEO: Hayır! SAM: Girls's Day değil mi? TEO: Değil. MC: İletişimde olduğunuz bir kız grubu? SAM: Televizyon programlarına katılınca her zaman birkaç kız grubu görüyoruz. YUN: 15&. SAM: JYP şirketinden 15&. Başka kimle tanıştık? Birkaç kişiyle tanıştık. İlk kez televizyon programına katıldığımızda Hello Venus'le tanıştık. Bizi tanıyacaklarını düşünmemiştik, çünkü o zaman daha yeni başlamıştık. Çok büyük hayranımız olduklarını söylediler. Bunu duymak çok güzeldi. Hello Venus'ü seviyoruz. --Sahne arkasında ve özel hayatınızda farklı mısınız? TEO: Aynıyız.
YUN: Neredeyse aynı. Sahnedeyken biraz heyecanlı oluruz; ama aslında karakter olarak, TEO çok konuşur. Bu ortamı canlandırıyor, bunun dışında sahnede ve sahne dışında çok fark yok. Neredeyse hiç fark yok.
SAM: Bence kesinlikle aynıyız. Bizimle ilgili en iyi şey, sahnede çok doğal olmamız. (Sahnede) kendimiziz (*gerçekte olduğumuz gibiyiz). TEO, sonsuza kadar konuşabilir. YUN ve ben daha sessiz (sakiniz). Sahne arkasında ve tabii ki sahnede bence hayranlarımız bizi nasıl görüyorsa, gerçekte de öyleyiz.
*Siteden yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır. Tükçe Çeviri: YUKIE@LunaflyTukey
(1.13) MC: Fotoğraflara bakınca, çok lezzetli (yakışıklı) görünüyorsunuz. SAM: O photoshop. MC: Hayır, hayır. Orada TEO'nun yüz ifadesi. Şimdi burada da yapabilir misin? (o yüz ifadesini.) TEO: Hayır. O zaman saçım uzun olduğu için yapabiliyordum. SAM: Saçlarını kestirdiği için artık seksi poz veremeyeceğini söylüyor. Bakın, orada Girls' Generation üyesi gibi duruyor; ama şimdi erkek gibi. MC: Saçlarını kestirmenin sebebi daha erkeksi bir görünüşe sahip olmak isten mi? TEO: Hayır bu yüzden değil. İnsanlara farklı yönlerimizi göstermek istediğimiz için kestirdim. MC: Eski görünüşünü (saç modelini) seviyor muydun? TEO: Ben hepsini seviyorum. MC: Saçını kestirdiğinde üzüldün mü? TEO: Çok keyifliydi. SAM: Teo biraz garip. Bunu eğlenceli bulmuş. Durumun, pozitif yönlerini görüyor. MC: Yarı İngiliz yarı Koreli olduğun için, İngiltere'de çıkış yapma planınız var mı? Bu yüzden mi İngilizce şarkı ve cover yapıyorsunuz? YUN&SAM: Şarkılarımızın İngilizce versiyonlarını yapmamızın sebebi bu değil. Tabii ki bu çok güzel olurdu (İngiltere'de çıkış yapmak). Şarkılarımızın İngilizce versiyonlarını yapmamızın sebebi, müziğimizi daha geniş bir kitleye yaymak. Yarı İngiliz olduğum için İngiliz müzik listelerinde adımızı görmek benim için gerçekten çok güzel olurdu. Aslında 2. single'ımız Clear Day, Cloudy Day'in İngilizce versiyonu Day By Day Amerikan iTunes listelerine girdi. MC: Şarkı sözlerinizi genelde kendiniz yazıyorsunuz. Bunların içinde kendi deneyimlerinizi kattığınız şarkılar var mı? SAM: Tüm İngilizce sözleri ben yazıyorum. Kişisel deneyimlerden ilham alıyorum; ama ayrıca diğer kaynaklardan (film izlemek, kitap okumak) da ilham alıyorum. Yani karışık. Ama kendi deneyimlerini (yaşadıklarını) koymak zorunda olduğun bazı şarkılar vardır, bu şekilde şarkı daha doygusal olur. MC: Hangi şarkı olduğunu sorabilir miyim? SAM: Super Hero. Aslında sözlere dikkat etmezseniz, sıradan bir aşk şarkı gibi gelebilir. "Süper kahramanın olabilirim" Ama dikkatli dinlerseniz, "Geçmişte kötü şeyler yaptım, kötü biriydim. Ama şimdi buradayım. Şimdi Süper Kahraman olmak istiyorum." Ama burada biraz "Geç kalınmış" Bu sıradan bir aşk şarkısı ama bence insanlar geçmişlerinde hata yaparlar, bu şarkı hatalarını telafi etmeye çalışmakla ilgili bir şarkı.
SAM: Brown Eyed Girls, bizim ablamız gibiler. TEO: Hep kalbimdeler. YUN: Şirketimizdeki herkes, büyük bir aile gibi. -Bir kızda aradığınız özellikler nelerdir? TEO: (Soruyu ideal kız tipin diye anlıyor) After School Nana sunbaenim. (SAM soruyu açıklıyor.) TEO: (Israrla ideal kız tiplerini söylemeye devam ediyor) Girls Days Mina sunbaenim. Kim Tae Hee sunbaenim. MC: Yani şirin (güzel) kızlar? SAM: Evet. Güzel kızlardan hoşlanıyorsun, değil mi? TEO: Hayır. Güzel fikirli kızlar. SAM: Aman tanrım güzel fikirli kızlar dedi. Ona inanmayın. Girls Day Mina, Orange Caramel Nana... TEO: O, çok nazik!! SAM: Sana inanıyorum. YUN: İlk olarak, güzel yürümeli. SAM: Yun'un böyle bir takıntısı var, kız iyi bir yürüyüşe sahip olmalı. (Yun'a) Manken gibi mi? YUN: Hayır. MC: Gösterir misin? (TEO elleriyle gösteriyor, "Böyle değil; böyle.") SAM: Ayaklarını açarak yürümelerinden hoşlanmıyor. SAM: Ünlülerden ideal tipin olarak kimi seçersin? YUN: SISTAR üyesi Hyorin, Ladies' Code üyesi Sojung. SAM: Kısık (ince) sesli kızlardan hoşlanıyor. Husky görünüşlü kızlardan hoşlanıyor. Husky görünüş ne demek? (TEO: Seksi) MC: Peki ya sen? SAM: Kişilik konusunda, kibar kızlardan hoşlanırım, çok bağıran insanlardan hoşlanmam. Daha da önemlisi, espri anlayışı olan biri. Çok gülen, çok şaka yapan biri. MC: Sence, sen komik (eğlenceli) biri misin? SAM: Olmaya çalışıyorum; ama kesinlikle çok komik değilim. Çok garip olduğum durumlar oluyor. Hep BOA'ya karşı gizli (özel) bir ilgim olmuştur. Yaptığı işte çok iyi ve çok çalışıyor. Bir kızda tutku ve kararlılığın olmasını severim. Bu çok çekici.
(Çıkabilecekleri kızın yaş aralığı soruluyor) TEO: Her şey. MC: Dans ettiğinizi görebilecek miyiz? TEO: Asla! SAM: Sanırım Yun'un söylemek istediği şu, eğer çok çok ünlü olursak, bir kereye mahsus olmak üzere dans edebiliriz. Ama kimsenin bizi dans ederken görmek isteyeceğiniz sanmıyorum. Hiç iyi değil (dans edemeyiz.) MC: İyi bir ritme sahip misiniz? SAM: Vücudumuzun ritmi yok. *Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır! Türkçe Çeviri: YUKIE @Lunafly Turkey photo cr:JNation Entertainment
LUNAFLY'ın 12 Mayıs'taki ilk Singapur konserine Endonezya, Malezya, Tayland, Filipinler, Japonya ve Singapur'dan 300'den fazla LUKIE katıldı. Konser Hard Rock Cafe'de akşam 4'te başladı. LUKIEler, sıcak ve nemli havaya rağmen sabah 6'da konser alanına gelmeye başladılar. LUNAFLY, sahneye çıkınca önce Clear Day Cloudy Day şarkısını ardından Justin Biber'dan Baby'i çaldı. Daha sonra arkadaki hayranlar, göremedikleri için üyelerden konsere ayakta çalarak devam etmelerini istediler. Sam ve Yun konsere ayakta devam etti ama Teo demje çaldığı için oturarak devam etmek zorunda kaldı.
Clear Day Cloudy Day & Baby (Justin Biber Cover) & This Love (Maroon 5 cover)
Sam, Yun'a Singapur'la ilgili ne düşünüyorsun diye sorunca, konuşmaya utanan maknae, "Singapur best lah (Singapur en iyisi)" diye yanıt verdi. *NOT: Lah, birçok Singapurlunun cümlenin sonunda kullandığı bir kelime.
Üyeler kendi şarkılarının yanı sıra Bruno Mars'ın Lazy Song (fancam) şarkısı gibi birçok popüler şarkı çaldılar. Ortamı canlandırmak için, şarkı aralarında hayranlarla ve kendi aralarında konuşmayı da ihmal etmediler.
SAM: Yun'un saçını beğendiniz mi? Siyah! Teo'nun saçını da beğendiniz mi? Ben de siyah saçımı değiştirmemeliydim.
YUN: (Saçını göstererek, hayranlara) İyi mi?
SAM: Yarı İngiliz bir saçım var, çok garip.
TEO: Sen yarı İngiliz misin?
SAM: Evet, yeni mi öğreniyorsun?
TEO: Ben yarı zürafayım. Yarı zürafa, yarı güvercin.
SAM: Bu bir millet değil, hayvan türü.
TEO: Ben hayvan mıyım?
SAM: Evet.
TEO: Hayır.
SAM: Tamam. (Teo) Gün geçtikçe garipleşiyor.
TEO: Çünkü Singapur'dayız.
SAM: İnsanı çıldırtıyor, değil mi? İyi anlamda.
TEO: Evet, her gün... Ah, bu çok zor. Lütfen. Babamı özledim.
YUN: Neyden bahsediyorsunuz?
SAM: Yun şu an ne olduğunu anlamamış.
Bu eğlenceli sohbetten sonra LUNAFLY Singapurlu LUKIElere hediye olarak, Singapurlu ünlü şarkıcı JJ Lin'in Endless Roda şarkısının İngilizce versiyonunu (fancam) söyledi. Yun ve Teo Koreli olmalarına rağmen, İngilizce teleffuz ettikleri her kelime açık ve net anlaşılıyordu. LUNAFLY konsere, Jessie J'in Pricetag şarkısını (fancam),Maroon 5'ın Payphone şarkısını (fancam) coverlayarak ve çıkış şarkılarıSuper Hero (fancam) iledevam etti. Super Hero'dan sonra SAM, tüylerinin diken diken olduğunu ve şarkılarına eşlik edilmesinin her zaman çok hoş olduğunu, söyledi. TEO, YUN'a ve SAM'e Malayca "Ben şirinim" demeyi öğretmeye çalıştı. (fancam) SAM: Bana ne öğretiyorsun? Anlamı, "Ben şirinim" mi? (Özneyi TEO ile değiştirerek, TEO, şirin diyor.) TEO: Ben şirin değilim. Saçımı kestirdim. Evet, biliyorum. Ben bir erkeğim!
Sam, hayranların elindeki fenerleri (lightstick) fark etti ve "Bu fenerler ne? İlk defa görüyorum. Nereden aldınız ben de almak istiyorum" dedi. Teo, ön sıradaki hayranlardan birinden, "(İngilizce) Ödünç alabilir miyim?" diyerek bir fener istedi ve feneri İngilizce tanıtmaya başladı. Sonra özür diledi. İlk yarının son şarkısı olarakBruno Mars'ın Just The Way You Are (fancam) şarkısı coverladılar. Kısa bir aradan sonra üyeler kıyafet değiştirip sahneye tekrar çıktılar. One More Step (fancam)veVan Gogh (fancam) gibi şarkılarla ortamı hareketlendirdiler.
What is Your Name'içalmadan önce, Sam ve Teo arasında geçen bir konuşma (fancam): SAM: "Teo adın ne?" Teo (Sam'in aksanını taklit etmeye çalışarak): "Benim adım Sam Carter." Sam: "Bu benim aksanım değil!" Konser, Seeing You or Missing You (fancam), Olly Murs'un Troublemaker coverı (fancam), Innocent And Young (fancam) ile devam etti. İlk full albümlerinin çıkış şarkısı Fly To Love (fancam) çaldıktan sonra SAM, "Şimdiye kadar hayranlardan aldığımız en iyi tepkiydi" dedi.
Konser esnasında SAM hayranları arkasına alacak şekilde diğer üyelerle fotoğraf çekildi ve bu fotoğrafı twitter hesabında "Singapur konseri şu anda!" yazarak paylaştı. Locked Out Of Haven (Yun odaklı fancam) 50 Ways To Say Goodbye (fancam)
MC (Sam'e): Çok iyi İngilizce konuşuyorsun. Yarı İngilizsin, değil mi? Yani bu sebebini açıklıyor.
SAM: Evet ben yarı İngiliz yarı Koreliyim.
(00.56)
MC: İlk albümünüzü çıkarmak, bu albüm yolculuğu zor mu?
SAM: Full albüm çıkarmanın zor olduğunu düşünebilirsiniz. Ama aslında biz çıkış yapmadan önce bile müziğimizden keyif alırdık. Çok eğlenceli zaman geçirdik. Benim şahsi düşüncem, birçok grup için full albüm çıkarmak zor. Bize bu şans verildiği için çok mutluyuz.
MC: LUNAFLY televizyona çıkmadan önce birçok sokak performansı yaptınız. Yani böyle mi deneyim kazandınız?
SAM: Sokak performansı yapmamızın sebebi, hayranlarımızla yakınlaşma şansı yakalamaktı. Ve sokakta hayranlarla yakınlaşmanın sınırı yok. Bu yapmayı gerçekten çok istediğimiz ve hayranlarımızın çok keyif aldığı bir şeydi. Sokak performansı yapmaktan çok keyif aldık.
MC: Diğer gruplar dans ediyor; ama siz akustik müzik yapıyorsunuz. Bu yapmak istediğiniz müzik mi yoksa yapacağınız başka müzik türleri de olacak mı?
SAM: Akustik müzik yaparak başlamamızın sebebi bence, ben ve Yun akustik gitar çalıyoruz ve TEO hem piyano hem de demje çalıyor. Bu, üzerinde çok düşündüğümüz bir şey değildi. Akustik müzik yapmamız çok doğal bir süreçti. Ama biz LUNAFLY olarak, farklı tür müzikler de yapmak istiyoruz. Hayranlarımız bizden farklı tarz müzik yapmamızı bekleyebilirler.
MC: İçinizden biri biraz dans hareketi gösterecek olsaydı, hanginiz olurdunuz?
SAM: Bence içimizde dans edebilen kimse yok. Dans edişimizi görseydiniz, neden dans etmediğimizi anlardınız.
MC: Ama gelecekte olacak mı (dans edecek misiniz?)
TEO: 1000 yıl sonra. (gülüşmeler)
MC: Daha önce de söylediğimiz gibi, daha çok sokak performansı veriyorsunuz, televizyon programlarına pek çıkmıyorsunuz. Şimdi yavaş yavaş çıkmaya başladınız. Hangi eğlence programına katılmak isterdiniz?
TEO: We Got Married.
SAM: Bence Teo, We Got Married programı için harika.
MC: Bu çocukların (Teo ve Yun) İngilizceleri iyi değil. Onların Uluslararası We Got Married'e İngiliz biriyle katılmasıyla ilgili ne düşünüyorsun?
SAM: Bence İngilizceyle boğuştuklarını izlemek komik olurdu. Özellikle Teo, çünkü o gerçekten deniyor.
MC: Bize İngilizcenizi gösterin. Sadece İngilizce bir şey söyleyin.
TEO: Herkes çok şaşıracak. "Hello". (Herkes gülüyor, bittiğini sanıyorlar.)
TEO: Daha bitmedi. "I'm Teo. How are you? I'm fine. Thank you, and you?" Oh my god! (kendini alkışlıyor)
SAM: Kendisiyle konuştu.
MC: Bu İngilizce dersinin birinci diyalogu.
SAM: Sana bundan daha fazlasını öğrettim.
TEO: İngilizce değil de, her dilden biraz öğrenmek istiyorum.
(Birkaç Çince kelime söylüyor.)
MC: (En son söylediği kelime için) Bu, ileri seviye. Çin kültüründe birbirimizi, "Merhaba, nasılsın" diye selamlamayız. "Yemek yedin mi?" deriz. Bu söylediğimiz ilk şeydir.
TEO: Biliyorum.
SAM: Bence Teo yemeği sevdiği için bunu biliyor.
MC: Yemek seven birine göre çok zayıfsın.
SAM: O, çok yemek yer.
MC: Hepiniz bir tane en sevdiğiniz şarkınızı seçseydiniz, bu hangi şarkı olurdu?
YUN: How Nice Would It Be.
TEO: Fly To Love.
SAM: Benim de How Nice Would It Be. Çünkü çıkış şarkımız ve bizim için çok anlamlı.
*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır! Türkçe Çeviri: YUKIE @Lunafly Turkey
- Korece şarkılarımızın İngilizcelerini de yapmamız bizi diğer gruplardan ayırıyor. Diğer gruplarda genelde bir ana vokal olur; ama bizde üç ana vokal var. Bütün şarkılarımızı kendimiz yazıyoruz, bazen başkalarının şarkılarını da kullanıyoruz ama neredeyse bütün şarkılarımızı kendimiz yazıyoruz.
Bize FLY TO LOVE albümünüzden bahsedin.
- Yayınladığımız single'larda akustik şarkılar vardı. Ama bu albümde biraz değişiklik yapmaya ve daha eğlenceli (hareketli) şarkılar yapmaya karar verdik. Fly To Love böyle oldu.
(01.51) Birbirinizle iyi anlaşıyor musunuz?
SAM: Hayır. (gülüşmeler)
YUN: Cut (Yayını kes). (gülüşmeler)
SAM: Hayır. Şaka yapıyorum. Ben bu ikisinden biraz büyüğüm; ama onlar yaşlarına göre çok olgunlar. Ve kesinlikle birbirimizle ilgileniyoruz. Birlikte yaşıyoruz, beraber çok vakit geçiriyoruz. Arkadaş olmasaydık çok zor olurdu; ama yakın olduğumuz için şanslıyız.
-LUNAFLY sahnede ve sahne dışında farklı mı?
TEO: (İngilizce) Aynı. YUN: Neredeyse aynı. Sahnedeyken biraz heyecanlı oluruz; ama aslında karakter olarak, TEO çok konuşur. Bu ortamı canlandırıyor, bunun dışında sahnede ve sahne dışında çok fark yok. Neredeyse hiç fark yok.
SAM: Bence kesinlikle aynıyız. Bizimle ilgili en iyi şey, sahnede çok doğal olmamız. (Sahnede) kendimiziz (*gerçekte olduğumuz gibiyiz). Teo, sürekli konuşuruz. YUN ve ben daha sessiz (sakiniz). Sahne arkasında ve tabi ki sahnede bence hayranlarımız bizi nasıl görüyorsa, gerçekte de öyleyiz.
-Siz çocuklar çok hoş görünüyorsunuz. (Arkadaki albüm fotoğraflarını işaret ederek)
SAM: O photoshop (gülüşmeler)
-TEO'nun orada yaptığı yüz ifadesi... TEO o yüz ifadesini şimdi de yapabilir misin. O seksi ifadeyi.
TEO: Hayır. Sanırım, saçım o zaman uzun olduğu için öyle görünüyor.
-Kore'de ortak çalışma yapmak istediğiniz bir kız grubu var mı?
TEO: 2NE1.
SAM: Hepimiz 2NE1'ı çok seviyoruz.
YUN: (İngilizce) Harika bir takım.
SAM: Onlar her şeye sahip. Sahne şovu, hepsi şarkı söylüyor, parlıyorlar... Onlar gerçekten harika.
*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır!
Türkçe Çeviri: YUKIE @Lunafly Turkey video&photo cr: XINmsn
YUN: Herhangi bir tür grubundayız diyemeyiz. Dans eden idol gruplardan farklıyız. Ayrıca, bateri, bas gitar ve başka enstrümanlarla donanmış band (*müzik aleti çalan gruplardan) da farklıyız. Bu sebeple, türümüzün tek örneği olduğumuzu düşünüyorum. Bunun, daha çok farklı tarzlarda müzik yapabilmemize yardımcı olacağına inanıyoruz. Şu anda yaptığımızdan farklı tür müzikler yapmak istiyoruz.
-Lütfen çıkışınız için LUNAFLY'ın neler yaşadığından bahsedin.
SAM: Beraber altı ay eğitim gördük. Bu altı ay boyunca gerçekten çok çalıştık. Az uyuduk. Bunun sebebi, sanat rengimizin uymasıydı. Bu sebeple, takımımızı çabucak organize edebildik. Bunu birçok kez söyledik.
YUN: Sam 'Birth of a Great Star' programını bitirdikten sonra, hemen şarkı sözleri yazmaya başladık ve gerçekten çok güzel uyan yerler vardı. Böylece çıkış yapabildik.
- Yabancı biriyle grup kurarken nasıl zorluklar yaşadınız?
TEO: İlk başta, İngilizce'miz iyi olmadığı için ve bu durumda ne yapacağımızı bilmediğimiz için ciddi iletişim sorunları yaşayacağımızı düşündük. Ama Sam'in Korece'si çok iyi, bu yüzden hiç iletişim sorunu yaşamadık. Yeme alışkanlığımızla ilgili sorunlar yaşadık. Sam Kore yemeklerini gerçekten çok seviyor. Ama ben ekmek ve abur cubur yiyerek büyüdüğüm için Kore yemekleri yemeği yemiyorum.
YUN: Hayatında hiç kimbap yemeyen biri var mıdır? (Muhabir: Herhalde herkes yemiştir, değil mi?)
TEO: Ben kimbap yemedim. Kore yemekleriyle aram iyi değil. Bu yüzden, biraz zordu. Başta, İngilizlerin çok ekmek yediğini düşündüm ve "Nihayet beraber yemek yiyebileceğim biri var" diye düşündüm; ama o Kore yemeklerini seviyor, böyle kötü bir durum işte.
SAM: Sık sık beraber ekmek yiyelim!
-Yurtdışından çok büyük ilgi gördünüz. Sadece yurtdışındaki ülkelerde mi gözünüz var? (*sadece yurtdışında mı tanınmak istiyorsunuz)
YUN: Son zamanlarda çok fazla grup çıkıyor. Yurtdışı aktivitelerine odaklanmaktan ziyade, şarkılarımızın İngilizce ve Korece versiyonlarını yayınlayarak diğer gruplardan farklı olmayı düşündük. Sanırım bu sebeple yurtdışında çok fazla ilgi görüyoruz. Bizi diğer gruplardan ayıran şey bu.
-Davet üzerine konser vermek için Malezya'ya gideceksiniz. Nasıl bir performans sergilemeyi planlıyorsunuz?
TEO: İlk önce Malezya'ya gidiyoruz. Malezya bize davetiye gönderdi ve orada performans sergilememizi istedi. Önce Endonezya'ya gideceğiz ve promosyonel aktivitelerimiz olacak ve ayrıca konser de vereceğiz.
YUN: Şarkılarımızın çoğunun sakin ve akustik müziği var. Bu yüzden hayranlarımız, hayran buluşmasında ve konserde birkaç saat oturmaktan sıkılabileceği için eğlenceli ve elektronik şarkılar da hazırladık.
-Sanatçı kariyerinizde ilerlemek için, profesyonel niteliklerden vazgeçtiniz. Bir sanatçının ayak izinden gitmek gerçekten nasıl bir şey?
SAM: Her gün, bütün gün müzik yapmak, beni gerçekten çok mutlu ediyor. Çocukluğumdan beri bu benim hayalim. O zaman da gitar çalıyordum ve şarkı yazmıştım. Kore'ye gelip, albüm çıkarmak ve kalabalığın önünde performans sergilemek, hayal ettiğimden çok daha harika bir şey.
-İngiltere yerine Kore'de çıkış yaptınız. Bunun sebebi nedir?
SAM: Büyükannem, ben küçükken bana Koreli sanatçıların CD'sini gönderirdi. Bana ilk gönderdiği CD'ler beni çok şaşırtmıştı. BoA ve Rain. Aslında İngiltere'de yaşarken, indie (*bağımsız) bir grubum vardı. Yaklaşık bir buçuk sene birçok performans sergiledim; ama küçüklüğümden beri hep Korece bir şeyler yapmak istiyordum. Bu duyguyu anlatmak çok zor. Küçüklüğümden beri annemin ülkesine gidip, müzik yapmak istiyordum.
YUN: Özellikle Kore'de promosyonel aktiviteler yapmamamızın sebebi, Kore'de çıkış yapmamız.
Kendi hedeflerimizden bahsedecek olursak, geçenlerde Namsan Kulesi'nde performans sergiledik ve LUNAFLY olduğumuz için Ay'a yakınız. Her ülkenin en yüksek yerlerinde geceleri performans sergilemek istiyoruz.
TEO: Bundan sonra da ülke dışına çıkmak ve yurtdışında konser vermek istiyoruz.
*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır!
Türkçe Çeviri: YUKIE @Lunafly Turkey video cr: KoreaBillboard
Yetenekli üçlü LUNAFLY, "Fly To Love" şarkılarının Loen TV'nin LIVE bölümünde özel canlı performansını yaptı.
"Fly To Love" grup üyelerinin, şarkı söz yazarı Kim Ea Na yardımı ile kendileri besteledikleri pop tarzında bir yaz şarkısı. Grup, şarkıyı akustik ve grup versiyonu olmak üzere iki farklı şekilde çalarak, etkileyici enstrümansal yeteneklerini sergilerken aynı zamanda net ve durgun seslerini de bir kez daha göstermiş oldu.
TEO: Şimdiye kadar akustik müzik yapıyorduk. Kendi tarzımız ve rengimiz için farklı tür müzikleri deneyebiliyoruz. İlk albümümüzü yayınladık . (Yun'a) Albümü kısaca tanıtabilir misin?
YUN: İlk full albümümüzün adı Fly To Love. Şimdiye kadar akustik ve slow şarkılar yaptık, bu sefer elektronik ve hareketli şarkılar yaptık. Bugün Fly To Love'ın farklı bir versiyonunu çalacağız. Umarım beğenirsiniz.
TEO: (Sam'e) Yabancı hayranlar için bir şeyler söyleyecek misin?
SAM: Evet, tabi ki. Bu özel durum için, Fly To Love'ın çok özel bir versiyonunu hazırladık. Umarım çok seversiniz.
TEO: O zaman, hadi başlayalım.
YUN: Keyifli dinlemeler!
*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır! Türkçe Çeviri: YUKIE @Lunafly Turkey
YUN: Nihayet 3 Nisan'da, ilk resmi albümümüz FLY TO LOVE yayınlandı! Bu zengin albümde, çıkış şarkısı FLY TO LOVE dahil 3 yeni şarkı ve eskiden yayınlanladığımız eski şarkılar ve İngilizce versiyonları var. Bu albümdeki birçok şarkıyı biz yazdık; bu yüzden bu çok anlamlı.
TEO: Ayrıca bütün İngilizce şarkıların sözlerini SAM yazdı.
SAM: Evet, bu doğru.
YUN: Bu harika.
TEO: Özellikle çıkış şarkımız FLY TO LOVE, birçoğu akustik pop olan eski şarkılarımızla karşılaştırılınca, yeni değişmiş eğlenceli pop bir şarkı. Ayrıca, sevdiğin kişiyle bir yolculuğa çıktığınızda LUNAFLY dinlerseniz, bu sizi anlatacaktır (*Fly To Love şarkısı bir çiftin tatile çıkmasını anlatıyor.) ve bu çok hoş olur.
SAM: Televizyon programları ve konserlerde hayranlarımızla buluşacağız. Sizden bizi sevmenizi ve desteklemenizi istiyoruz.
*Not: Bu tam bir haber çevirisi değildir. İzlediğim famcamlerdeki en güzel yerleri de Türkçe'ye çevirerek elimden geldiğince yorum katmadan habere ekledim. Keyifli okumalar^^
LUNAFLY üyeleri, 29 Mart'ta ilk defa Malezya'ya geldiler ve uçaktan iner inmez Basın konferansı verdikleri Over Time, Sunday Parlamid'e gittiler. Hemen ardından 8TV'de canlı bir programa konuk oldular ve yoğun programlarına rağmen aynı günün akşam saatlerinde The Square Publica'da yaklaşık 200 hayranın katıldığı High 5 etkinliği (fancam) ve hayran buluşması gerçekleştirdiler.
video cr: jasejd
Lunafly daha yeni bir grup olmasına rağmen, üyeler çok iyi performans sergiledi ve hayranlarla çok güzel iletişim kurdular. Seyircileri selamladıktan sonra, hemen çıkış şarkıları Super Hero'yu çaldılar ve hayranlar da onlarla birlikte söyledi. Şarkıdan sonra şanslı hayranlar seçildi ve seçilen bu 5 şanslı hayrana çocuklardan 5 kelimeyi geçmeyecek bir şey isteme şansı verildi. Hayranlardan biri onlarla akşam yemeğine çıkmak istediğini söyledi; ama sonra onun yerine onlarla fotoğraf çekilmek istedi. Başka bir hayran, son zamanlarda çok popüler olan kwiyomi (şirinlik oyunu) yapmalarını istedi. Ama bu SAM ve YUN'un zayıf noktası olmalı ki hayranlar TEO yerine onların yapmasını istediklerinde reklam panolarının arkasına saklandılar ve çıkmayı reddettiler (fancam). Ama hayranlar adlarını söylemeye ve tezahürat etmeye devam edince gönülsüzce boyun eğdiler, özellikle SAM, "Bunun için çok yaşlıyım, 26 yaşındayım" dedi. Başka bir hayran gruptan aegyo (*şirinlik) yapmasını isteyince YUN, "İçimizden sadece birini seçsin." dedi. Bunun üzerine hayran YUN'u seçti ve "Buing buing" yapmasını istedi. (fancam). Bir diğer hayran Lunafly'ın kendisine şarkı söylemesini istedi, grup üyeleri ona Just The Way You Are şarkısının bir kısmını söyledi. (fancam)
Daha sonra birkaç şanslı hayran daha seçildi ve 3 grup kurup kelime oyunu oynadılar. Hayranlar el kol hareketleriyle konuşmadan LUNAFLY üyelerine kelimeleri anlattılar. TEO diğer takımların dikkatini dağıtmak için sürekli el-kol hareketi yaptı. TEO, kelime oyununda çok iyiydi. "Daha oyun bitmedi; ama ben şampiyonum" dedi. Takımdaki bir kız kelimeyi anlatırken çantası onu rahatsız edebileceği için, bir centilmen olan YUN, daha rahat anlatması için kızın kolundan çantasını aldı ve kendi koluna taktı. (fancam) Ayrıca YUN oyunda büyük başarı gösterdi. (fancam) Üyeler, yaklaşık 100 hayranın onlarla high 5 yapacağı "high 5" bölümüne geçmeden önce gecenin ikinci ve son şarkısı olan Seeing You or Missing You şarkısını söyledi (fancam). Gece üyelerin kalabalığı eğilerek selamlamasıyla ve kalabalığa el sallamasıyla sona erdi. Admin Not: Ayrıca hayran buluşmasında LUNAFLY'ın Malezya hayran kulübü (MYLUNAFLY) LUNAFLY'ın yarı yıl dönümünü kutladı.
LUNAFLY 29 Mart'ta Malezya'da, yaklaşık 100 hayran ve basın mensubunun katıldığı bir basın konferansı verdi. Malezya'ya gelir gelmez, uçuşlarının ertelenmesinden dolayı ve yoğun trafik sebebiyle geç kalacakları için telefon edip herkesten özür dilediler. (Admin Notu: Ayrıca onları hava alanında karşılayan Insipire.ME çalışanları Inspire.Me facebook adresinden yukarıdaki fotoğrafı paylaştı ve gecikecekeleri için özür diledi.)
LUNAFLY üyeleri konferans salonuna girince ilk önce geç kaldıkları için özür dilediler. Bu, onların Malezya'ya ilk gelişiydi ve Sam neşeli bir şekilde ülkeyi çok sevdiğini ve hayranların çok tutkulu olduğunu söyledi. "Malayca kelime veya cümle öğrendiniz mi?" diye sorulunca, SAM, "Apa khabar (Nasılsın)", "Terima kasih (Teşekkürler)" kelimelerini öğrendiğini söyledi; TEO ise, "Nyanyi sama-sama (Beraber söyleyelim/ Eşlik edin)"dedi. Daha sonra hayranlardan "Aku cinta padamu" (Seni seviyorum) gibi bazı yeni cümleler de öğrendiler.
TEO'nun eskiden çok kilolu olduğunu öğrenen muhabirler TEO'ya nasıl bir diyet uyguladığını ve zayıflamak için nasıl bir yöntem kullandığını sordular. SAM çekinerek TEO'nun eskiden X-Large olduğunu söyledi. TEO'nun 20 kilo verdiğini duyan hayranlar ve medya mensupları çok şaşırdı.
Bir sonraki soru LUNAFLY üyelerinin ileride oyunculuk yapmak isteyip istemedikleriyle ilgiliydi. YUN, oyunculuk için yeteneklerinden çok da emin olmadığı açıkladı, SAM ve TEO ise bir fırsat olursa oyunculuk yapmak istediklerini söylediler.
Malezya'yı bir kelimeyle tarif etmesi istenen Koreli sanatçılar genelde "sıcak" kelimesini kullanırlar. Ama LUNAFLY'ın cevabı en az grup adları kadar benzersizdi. SAM, "Malezya güzel bir yer" diyerek överken; TEO, "kwiyeomi (şirin)" dedi ve YUN, "Aku cinta padamu (Seni/Sizi seviyorum)"diyerek herkese çok sevildiğini hissettirdi.
Bu K-pop Star Lovers kanalı Josei Jisin. Ben MC Tahara Yukio. Bugün LUNAFLY bizimle. Japonya'da ilk konserlerini düzenlediler. LUNAFLY, tanıştığımıza memnun oldum.
LUNAFLY: Tanıştığımıza memnun olduk.
MC: Lütfen bize Japonya'daki ilk konserinizden izlenimlerinizi söyleyin.
SAM: Sahnede dururken çok izleyicinin olmasından ve güzel salondan etkilendim.
TEO: Bugün Japonya'da ilk konserimizi verdik. Bugün 300 seyirci vardı. Bir sonraki konserimize, birçok kişiyi davet etmek ve Japonya'da bunun gibi birçok etkinlik yapmak istiyoruz.
YUN: Aslında sahneye çıkmadan önce gergin ve endişeliydim; ama sahnede hayranların yüzlerini gördüm, çok alkışladılar ve tezahürat ettiler. Bazı hayranların gözleri sevgi ile bakıyordu. Onlar sayesinde, endişelerim ortadan kayboldu. Konserden sonra kendimi çok iyi hissettim.
MC: Aslında performansınız Japonya'da YouTube üzerinden gösterildi ve videonuz, film içeriğimizde var. Siz, K-Pop hayranları ve Hallyu hayranları tarafından biliniyorsunuz. Bu konu hakkında nasıl hissediyorsunuz?
TEO: Bunun için çok müteşekkirim. Yurtdışında da benzer tepkiler aldığımız için çok müteşekkirim.
MC: Bugün Japonya'da konser verdiniz, Japon hayranların tepkileri nasıl oldu?
YUN: Japonlarda sessizce dinlemenin bir kültür olduğunu duydum. Ama bugün sahnede onlardan iyi tepki aldık ve konserden zevk aldım. Bu iyiydi.
TEO: İyi tepkiler aldığımız için memnun oldum. Kendimi çok iyi hissettim ve şarkı sözlerinde hata yaptım. Haha Konser sırasında zamanın çabuk geçtiğini hissettim.
SAM: Bugün en çok hoşuma giden şey, LUNAFLY tek taraflı konser vermedi, biz hayranlar ile birlikte konser yaptık.
MC: Yanımda bir kişi 3. şarkıdan dolayı çok ağlıyordu. haha “Hitomi wo Tojite” çaldığınız için.
YUN: Ağladığını görünce ben de ağlamak üzereydim.
MC: Şu anda, K-Pop gruplarının bu yıl 4. Hallyu dalgası olarak Japonya'da bir trend olacağı söyleniyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
YUN: Bu beni şimdilik korkutan büyüklükte bir konu. Hala Tokyo FM Hall'de 300 fanın önünde performans sergilediğimize inanamıyorum. Şu andan itibaren, daha çok müzik yapmayı istiyorum; böylece buna karşılık verebiliriz.
TEO: Beni de. Sadece 2 ay önce çıkış yaptık. Yani, bu Japonya konseri hak ettiğimizden fazla. Bu beklentileri hak edinceye kadar, çok çalışmaya devam edeceğiz.
Sam: Çıkış yapmamızdan bu yana sadece 2 ay geçti. Bu yüzden, bu gibi şeyler düşünmek yerine, iyi müzik yapmak için çalışmaya devam etmek istiyorum.
MC: İlk bölümü bitiriyoruz. İkinci bölümde, her üyeye yaklaşmak istiyoruz.
[İkinci bölüm]
MC: Bu bölüm, her üyeye yakınlaşmak istiyoruz. Ben debut için hazırlanma esnasında idoller de dahil birçok kpop grubuna değindim; ama sizin kadar iyi enstrüman çalanlarla hiç tanışmadım. Çok sıkı pratik yapıyor olmalısınız. Genelde ne kadar pratik yapıyorsunuz?
TEO: Pratik süresi bir günde en az 10 saat. Daha uzun sürdüğünde, geçen zamandan emin değiliz. Çünkü pratik yaparken zamanı umursamıyoruz.
MC: Üçünüz birlikte mi yoksa tek tek mi pratik yapıyorsunuz?
TEO: Üçümüz uyanıyoruz, beraber şirkete gidiyoruz, pratik odasına giriyoruz ve hep pratik yapıyoruz.
MC: Yani az bir özel zamanınız var.
TEO: Hayır, yok. haha
SAM: Eksik olduğumuz birçok şey var, daha iyi müzik yapabilmek için daha çok pratik yapmalıyız.
MC: Bugün konserde de gösterdiğiniz gibi, bence LUNAFLY'ın en iyi cazibesi uyumu. Birbirinizle uyumlu hale gelmek için ne yapıyorsunuz?
YUN: Aslında tesadüfen bir grup kurduk. Bir stüdyoya gittiğimde üçümüz şans eseri oradaydık. Bir prodüktör birlikte şarkı söylememizi söyledi ve biz de söyledik, o zaman birbirimize iyi uyum sağladık. Biz işte böyle, bir grup olduk. Yani başından beri bir grup oluşturmaya çalışmadık, uyumumuz iyi olduğu için doğal bir şekilde oluştu.
MC: Japonya'da ki ilk konseriniz için çeşitli şarkılar seçtiniz. Neye vurgu yaptınız?
TEO: Ortama uyan ve mutlu şarkıları karıştırdık. Akustik şarkıları kendimiz düzenledik. Ayrıca LUNAFLY tarzına uygun, mekanizma sesi de dahil orjinal şarkıların iyi yerlerini karıştırdık.
YUN: En çok öenm verdiğimiz şey, gelen hayranları eğlendirmek.
MC: Müzik idolünüz kim?
SAM: Çok var. U2, Coldplay, Taio Cruz ve dahası.
TEO: Benimde çok fazla var. Jamie Cullum, Stevie Wonder, Ray Charles, Casiopea ve benzerleri.
YUN: Ben eskiden rock ve X JAPAN, Casiopea gibi sanatçıları severdim. Ama bir grup kurduk ve çeşitli müzik yapmak zorundayız, bu yüzden bir tarzda sabit kalmamalıyız. Her türün iyi müzisyenlerinden iyi şeyler almak ve kendi rengimizi yaratmak önemli.
MC: Sizin renginiz nasıl?
TEO: Bizim rengimiz, çok renkli. Şu an romantik rengi gösteriyoruz; ama farklı renk şarkılar da göstereceğiz.
MC: Ayın evreleri olarak çeşitli görünüşlerini veya LUNAFLY'ın renkli ışığını görmemiz mümkün olacak. Şu andan itibaren LUNAFLY nasıl bir yol izleyecek?
YUN: Öncelikle, şimdi romantik şarkılar yapıyoruz. Şimdi akustik müzik yapıyoruz; bu yüzden bir sonraki seferde elektro yapmak istiyorum. Bir sonraki albüme depresif ve hüzünlü şarkılar ekleyeceğiz. Ayrıca, birçok insanın kendini bulacağı (empatik) bir müzik yapmaya çalışıyoruz.
[Üçüncü bölüm]
MC: 3. bölümde, bir fangirl gibi onlara yaklaşmak istiyoruz. Hepiniz müzikal olarak yetenekli, müzik aleti çalabilen ve iyi görünümlü çocuklarsınız. Yani sokaklarda popüler olmalısınız. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
YUN: Kendi şarkı yazar, besteler, gitar çalar ve kendi şarkılarımızı söyleriz. Şu anki idollerden farklı, müzisyen olarak görüldüğümüzü hissediyorum.
MC: Idollerden biraz daha olgun gibi mi?
YUN: Olgun değil; ama biz farklı bir yol izliyoruz. Dans eden veya modayı takip eden çocuksu bir grup ya da müziği takip eden olgun bir grup gibi değil. Demek istediğim biz müziği takip ediyoruz. Yönümüzü anlayan hayranlarımız için çok çalışacağız.
MC: Başka bir gün, ben Bayan Kim Suna hakkında bir hikaye için Kore'ye gittim. O gün, Pepero Günüydü (11 Kasım) . Ben Bayan Kim Suna'ya bir çikolata verdim; ama aslında Pepero Günü hakkında bir şey bilmiyordum. Personel ona bir çikolata vermemi söyledi. Şehirde bir sürü çift olduğunu gördüm. Sizin Pepero Gününüz nasıldı? Kaç çikolata aldınız?
SAM: Teo bir sürü aldı. Haha Ama ben sadece 1 tane aldım.
YUN: (Teo'yu işaret ederek) Sugoi! (inanılmaz)
TEO: Futachu (İki).
MC: Diğer iki üye hakkında ne düşünüyorsun?
SAM: Pratik yapacağımız zamana ben karar veriyorum. Herhangi bir şikayet olmaksızın ikisi de sıkı pratik yapıyor. Bunun için minnettarım.
TEO: Beni anlamaya çalıştığını hissediyorum; bu yüzden memnunum. Benimle ilgilendiği için gerçekten minnettarım. Bizim hiç şikayet etmediğimizi söyledi; ama ben bu fırsatı şikayet etmek için değerlendireceğim. Minasan (millet) Lütfen pratik zamanını kısaltın.
SAM: Ne yapmalıyım?!
YUN: Sam ve benim aramda yaş farkı olmasına rağmen, onu gerçek bir abi gibi görüyorum. Hatta yaş farkı varken bir ders veriyormuş gibi hissedersiniz; ama Sam böyle şeyleri söylemekten gerçekten nefret ediyor. Yani biz bir şey hakkında konuşurken, erkek erkekğe her şeyi doğrudan söyleriz. Bu yüzden çok rahatız.
MC: Konserde Teo'nun Takoyaki yediğini ve sevdiğini duyduk. Teo, sevdiğin başka bir Japon yemeği var mı? Sam ve Yun, siz hangi Japon yemeğini seviyorsunuz?
TEO: Kore yemeklerini severim; ama Kore yemekleri sevdiğim kadar Japon yemeklerini de severim.
SAM: Ben çocukluğumdan beri sushi severim. Sushi İngiltere'de ve Japonya'da çok farklı. Bu sefer Japonya'da yediğim için çok mutluyum.
YUN: Sushi çok severim. Ramen.
SAM: Ben açım.
YUN: Rameni çok seviyorum ve Okonomi-yaki.
TEO: Umai (nefis)!
YUN: Okonomi-yaki ve Tako-yaki çok lezzetli; bu yüzden Teo çok yedi.
MC: Son olarak, Japon hayranlara bir şeyler söyleyin.
SAM: LUNAFLY Japonya'daki faaliyetlerine devam edecek; bu yüzden bizimle çok ilgilenin ve destek verin.
TEO: (Japonca) Herkese merhaba, ben Teo, 19 yaşındayım. Japonya çok güzel. Sizi seviyorum. Ben mutluyum.
YUN: Merhaba, Ben LUNAFLY'dan Yun. Bugün Japonya'da ilk konserimizi verdik. Japonya'da da hayranlarımız olduğuna şaşırdım ve çok mutlu oldum. İyi müzik yapacağızve iyi bir görünüm göstereceğiz. Çalışkan olmaya devam edeceğiz. Teşekkür ederim.
SAM & TEO: Teşekkürler.
TEO: (Yun'a) Kakkoii (havalı)!
MC: Bugün LUNAFLY konuğumuzdu. Gelecek yıl (2013) 4. Hallyu dalgasının geleceği söyleniyor. K-Band gibi yeni türler ve Hallyu sahne şovları bir trend haline gelecek. Bunlar arasında, bu grup Japonya'ya gelen ilk grup. Yani umuyorum Japonya onları destekler. Bugün geldiğiniz için teşekkürler.
LUNAFLY: Teşekkürler.
(Stüdyo röportajından sonra.. Yun ve Teo'nun Japonca konuşması)